Babam her hafta sonu ders notu hazırlamakla geçirdi ve bir dönem geçti gitti. İlk dönem pek hasta olmadım ama Ocak ayının son haftası nasıl olduğunu anlamadığım bir şekilde zatürre teşhisi koydu doktor. Babam dersi iptal etti benimle ilgilendi ama ertesi gün hastaneye yatmamın önüne geçemedi. Hastaneyi sevmiyorum. Doktor ve hemşire gördüğümde hemen kaçasım geliyor. Annem de babam da artık benim gibi hissediyor. Geçen senelerde çokça hastanede yattığım için onlar da hastane ortamında soğudular. Her doktora gidişimizde hastaneye yatma korkusuyla gidiyorlar... Ben de istemiyorum ama doktor amca öyle uygun gördü. Hastanede yatmaktan öte asıl bana acı veren serum takmak için damar yolu aramalarıydı. Arkansas'ta da damar yolu açıyorlardı, belki acıyordu ama bu kadar kolumu delik deşik ettiklerini hatırlamıyorum. Canıma tak etti. Çok ağladım. Baba yardım et diye çığlık attım. Üç yaşındaki bir çocuk için baya erişkin bir yardım isteme şekli olduğunu sonradan farkettik. Annem ve babam çok üzüldüler. Babam daha fazla uğraşmalarına izin vermedi. Daha deneyimli birileri gelene beni onlara teslim etmedi ama yine sonuncu bir denemeden kaçamadım. Antibiyotik için gerekliymiş.
Hastanedeki ikinci günümde öğretmenlerim ziyaretime geldiler. Bana lego ve Thomas treni almışlardı. Çok sevindim. Eve gidince rayların üstüne koymak için sabırsızlanıyordum. Üçüncü günümüzde artık çıkabileceğimiz haberi geldi. Yine zorlu bir maratonun sonuna gelmiştik. 3 yıl içerisinde 5. kez hastanede yatmak zorunda kalmıştık. Acile gidişlerimi saymıyorum bile.
No comments:
Post a Comment